|

Kürd tarih ve Folklör yazımında önemli mesafelerin katedildiğini biliyoruz. Gayet zor koşullar içerisinde yapılan bir çok çalışma hemen her gün okuyucunun ilgisine sunuluyor. Sevindirici aynı zamanda motive edici bu çalışmaların yakından takip edilmesi gerekiyor. Bu yapılacak katkılar açısından da önemli.
Unutmayalımki önümüzde yazılması ve kayıtlara geçmesi gereken koskoca bir tarih bir o kadar büyük kültürel dünya var.
Bu sürece katkılarını yakından bildiğimiz merkezi İsveçte olan Apec yayınevi yeni, bir o kadar da ilginç bir kitap yayınladı. Sizlere tanıtacağımız kitap Aristokraten Kurd Torin adını taşıyor. Yazarı ise Rohat Alakom.
Kitabın içeriğine, kapsadığı konulara geçmeden önce özellikle iki konuda bir şeyler söylemek istiyoruz. Birincisi aynı zamanda baba tarafından Torin olan Rohat Alakom üzerine, ikincisi ise Torinlar üzerine yapılan bir çalışmanın biz Kırşehir Kürdleri ile ilişkisi üzerine.
Rohat Alakom’un biografik yaşam sürecinin yanında farklı bir özelliği daha var. Kürdistan kökenli yazar araştırmacılar içerisinde Orta anadolu Kürd kültür ve tarih araştırmalarına ilgi duyan bir kaç kişiden birisidir. Bu alanda değerli ürünler verdiği bilinmektedir. Daha doğrusu Orta Anadolu Kürd toplumunun bütün yönleri ile tanımlanması çabasına yadsınamayacak katkıları bulunmaktadır. Söz konusu çalışmalarına sitemizde yer veceğimizi ayrıca belirtelim.
Daha çok aşiret içerisinde aristokrat kesime verilen bir tanım olan Torin kastı üzerine bir çalışma doğal olarak Kırşehir Kürdlerini de yakından ilgilendirecekti. Nitekim Kırşehirde bu ad ile kendisini tanımlayan bir çok kabile ve aile bulunmaktadır. Hatta bugün Türkçe ismi Bahçepınar olan köyün orjinal adı Torinodur.
Diğer yanda Xaladino köyünden Mala İse (Hatunoğlu), Torino dan Alişiroğulları, Çadırlıkörmemed köyünün kurucu ailelerinden olan Torin kabilesini sayabiliriz. 
Zamanla bu sayının çoğalacağını da ayrıca belirtelim. Önümüzdeki zaman dilimi içerisinde bu konuda daha detaylı bilgiler vermek kaydı ile kitabımıza dönelim.
Kitabın, İsveç`te Apec yayınlarında yayınlandığını belirtmiştik. Kürdçe dili ile yazılmış. Fakat kürdçe okuma ve yazma bilmeyen okuyucu düşünülerek geniş bir türkçe özete de yer verilmiş. Önsöz hakkını tanınmış kürd siyasetçilerinden ve aynı zamanda Ağrılı bir Torın olan Mehmet Ali Aslana bırakmış yazar. Torınların tarihi süreç içerisindeki farklı yönleri ana başlıklar altında irdelenirken geniş bir resim albümüde ilişikte bulunmaktadır.
Torınlar ağırlıkla Kars, Iğdır, Kağızman, Ardahan, Digor, Ağrı, Erzurum, Van ve Muş yerleşim merkezlerinde yaşadıklarından, doğal olarak ilk ana başlığı Çende Rupel jı diroka Serhede teşkil ediyor. Serhed bölgesinin tarihine kısa bir gezinti bu başlığın ana temasını oluşturuyor.
Ardından gelen başlıklar ise şöyle
Torin kî ne ? sorusuyla başlıyor. Torin tanımının ne anlama geldiğini, neyi ifade ettiğini, kelime olarak kürdçeye nasıl girdiğini, sosyal bir tabakamı, bir kabile veya aileyi mi tanımlıyor sorusuna yanıt aramaya çalışıyor yazar. Bununla birlikte Torin kelimesinin etimolojik kökenini sorguluyor. Burada kesin yargılarda bulunmaktan öte akla yakın veriler üzerinde duruyor.
Diğer yandan Koka Torinan ile başlayan bölümde özellikle Serhad bölgesinde yaşayan Torinların nereden buraya geldikleri sorusu üzerinde duruluyor. Kars ve Ağrı da kürdler önceden yaşıyor olmalarına karşı torinların doğudan özellikle İran tarafından gelerek buralara yerleştikleri kanısı ele alınıyor ve irdeleniyor.
Tebeqeyek Aristokrat bölümünde ise genelde kürdlerdeki sosyal ve sınıfsal tabakalaşmaları ele alınırken, Torinlerin bununla olan ilişkilerine yer veriliyor.
Bandora aristokraten Rusan lı ser kurden serhede başlığı altında ise Rus aristokrat yaşamının Serhed bölgesindeki etkilerini ele alıyor. Torın kastının Çarlık Rusyadaki derebeyi kastı ile ortak yönlerini dikkatleri çeken yazar Rusçadan Kürdçeye girmiş bazı kelimelerin listesi veriyor. Özellikle Rus kültürel yaşamında önemli bir yeri olan Semaverin Torınların yaşamında önemli bir yer edindiğinin ise altını çiziyor. Yani Serhad ta bir Torın ailesinin semaversiz düşünülemeyeceğinden yola çıkarak hangi evde semaver varsa onun Torın olduğunun halk arasında yerleşmiş bir kanı olduğunu belirtiyor.
Devamla Torınların coğrafik dağılımları, durumları, tanınmış bazı şahsiyetlerin isim listeleri ve Kabileler tek tek verilmiş.

Orta Anadoludaki Torınlar üzerine verilen bilgiler üzerinde kısaca duralım. Yazar Omeran Aşiretine bağlı Kulu-Beşkardeş köyünün eski adınının Torın olduğunu belirtirken Kırşehirdeki Bahçepınarı da kayıt etmiş. Yine Yunak ilçesine bağlı Torunlar köyünden bahs ediyor. Diğer yanda Xalikan aşiretinden olan Cihanbeyliye bağlı Gölyazı kasabasında Torına kabilesinden bahs ediyor.
Ankara`nın Koçhisar ilçesinde olan Büyükkışla köyünde Mala Heyde kabilesinin Torın olduğunu belirtirken Alişiroğulları ailesinden Osman Alişiroğlu`nun eşininde bu kabileden olduğunu ayrıca belirtiyor.
Yazımızı sevgili Rohat Alakom`un annesinin ağzından kayıt ettiği bir türkü ile noktalarken, kitabı edinip okumanın yararını yeniden belirtelim.
Etîmo kuro
Te ne ez xwestim ne revandim
Te ez çawa kirim destmala ser destan
Di zenda xwe de alandim
Li her çar malên kurmanc û Torinê ez gerandim
Ben; Raşit Karakaya; 1958 Gördoğlu (Zincirlikuyu) doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Konya da yükseköğrenimimi Ankarada yaptım.
Kırşehir ile akrabalığım, başta Babaannemden dolayıdır. Babaannem; Bahçepınar, Mahmutlu, Hatunoğlu köylerine yerleşik adı Nedirî Elî (Elîşêr) Hecomer olan Nadir beyin kızı Emine Hanım´dır.
Nadir bey, Elişêr beyin büyük oğludur. Alişêr soyadıda bu isimden gelmektedir.  
Nadir beyin, Babaannemden baska çocuğu olmamış.
Nadir bey daha Babaannem, dedemle nişanlıyken öldürülmüştür.
Ayrıca babamın halalarından Zeynep, Çamalak Köyü´nde Halil İbranim´in annesidir.
Alişêroğlu ailesiyle ilişkilerimiz; milletvekili Osman Alişêroğlu´nun sağ olduğu döneme kadar devam etti.
Osman Bey; babaannemin amcazadesi idi.
1970 li yıllarda kendisini Ankara´da bir kaç kez ziyaret-----.
ettim.
Nasihatlarını cok dinledim. Ne yazık ki o dönemde ideolojik ayrılıklarımızdan dolayı pek anlaşamıyorduk ve engin tecrübelerinden yeterince yararlanamadım.
Şimdilik bu kadar. İstanbul canlı hayvan borsasıyla ilgili kısmını bir dahaki sefere yazacağım.
Bu arada bütün Kırşehir Kürtlerini selamlarım. Siteniz çok güzel olmuş. Bütün arkadaşlara selamlar.
Raşit Karakaya.
BILGI http://www.kurdenkirsehire.com/Nuce-Haber/torino.html SAYFASINDAN ALINMISTIR
|